AĞRI
BAROSU
Gezinti Bağlantılarını Atla
 
 
  
 
EkimKasımAralık
PztSalÇarPerCumCmtPaz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930123
45678910
“KÜRT MİLLET VEKİLLERİNİN TAHLİYE EDİLMEMESİNE İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI”
Tarih: 23.12.2013 22:00:00 | Okunma Sayısı: 1982 | | |

Değerli Basın Mensupları

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı kapsamında bir başvurucu tarafından yapılan başvuru değerlendirilmiş ve yerel mahkeme uygulamasına dair ihlal karar verilmiştir. 

Anayasa Mahkemesi kararı iki noktada önemlidir ve yerel mahkemeye yol göstericidir. Anayasa Mahkemesinin bu kararı incelendiğinde milletvekillerinin “seçilme hakkı ve uzun tutukluluk” dolayısıyla mağdur edildikleri gerçekliğini tespit ederek, milletvekillerinin seçilmiş olmaları gerekçesi ile milli iradeye karşı yükümlülüklerini yerine getiremediği ve dolayısıyla tutukluluk hallerinin hukuka açıkça aykırı olduğu vurgulanmıştır. Anayasa Mahkemesi kararı “üç kuruş” tazminattan ibaret olmadığı gibi, sembolik bir karar da değildir. Anayasa Mahkemesi Anayasal statüsü bulunan, vermiş olduğu ihlal kararları bağlayıcı olan, özgürlüklerin ve kişi güvenliğinin teminatı olan bir mahkemedir. Diyarbakır yerel yargısı çok dar bir yorum ile verilen kararın sadece başvurucuyu bağlayacağına işaret ederek; bu nitelikleri dikkate almadan tahliye talebini ret etmesi ayrı bir hukuk ihlalidir.

Değerli Basın Mensupları

Anayasa Mahkemesinin kararında vurguladığı hususlar ve hukuki süreç Sayın Mustafa BALABAY için işletilmiş ama hakkında hüküm dahi kurulmamış Kürt milletvekilleri için ise maalesef işletilmemiştir. Yargının bu çifte standardı asla kabul edilemez. Yasaların genel olduğu ve uygulamaların her taraftan aynı şekilde uygulanması ve karşılık bulması gerekmektedir. Dolayısıyla Diyarbakır 4.5 ve 6 Ağır Ceza Mahkemelerinin Kürt milletvekillerinin tahliye taleplerini ısrarla ret etmesi hiçbir hukuki gerekçe ile izah edilemez.

Herkesin yargı önünde eşit olduğu, yargının ırk, dil, din inanç farkı gözetmeksizin herkese aynı pencereden bakması gerektiği yasal ve anayasal ilkedir. Yargı kendisine ulaşan bir dosyada kişilerin etnik kökenine bakmaksızın tarafsız ve bağımsız bir şekilde yasal/anayasal ilkeleri dikkate alarak, evrensel hukuk normlarına ve hukukun üstünlüğü prensibine bağlı kalarak bir değerlendirme yapması kaçınılmazdır.  Bu kararla birlikte bu ilkeler açıkça ihlal edilmiştir.

Değerli Basın Mensupları

Türkiye çok ciddi bir süreçte geçmektedir. Temel demokratik sorunların çözümü noktasında bir irade ortaya koymuş bulunmaktadır. Yargının siyaset kurumunun ortaya koyduğu bu iradeyi hiçe sayarak Kürt milletvekillerini tahliye etmemesi sürece ciddi zarar vermektedir.

Siyaset kurumunun Türkiye toplumunun dinamikleri ile birlikte bu süreci aşması elzemdir. Kürt milletvekillerinin tutukluluk halleri “Kürt Sorunu” ile doğrudan ilintili olduğu hususu da dikkate alındığında;  siyasal/toplumsal meselelerin yargıya havale edilmeyecek kadar önemli olduğu, yargı üzerinde yapılacak bir hamlenin veya çözümlemenin olumsuz kararları da beraberinde getireceği tartışmasızdır.  Devletin bekasını ve devletin âli menfaatlerini önceleyen bir yargı zemininde parlamenterlerin tahliye olamayacağı da sır değildir.

Yargının “Kürt Sorununun” çözümü temelinde ortaya koyduğu ketum tavır,  yine faili meçhul olarak adlandırılan ama aslında faili belli olan davalarda ortaya koyduğu refleks, Roboski de yaşanan olay sonrasında yargıda kaynaklı dosyanın adli ve askeri yargı arasında mekik dokuması, olağanüstü halin hayat bulduğu dönemlerde idarenin ve karanlık odakların otoriter tavrı karşısında sesiz kalması belleğimizde iken;  Kürt milletvekillerinin tahliyesi noktasındaki beklenti sadece sürecin ruhuna ilişkin bir umuttan ibaretti. Diyarbakır yargısı bu toplumsal umudu bile dikkate almadan,  Kürt sokağının beklentilerini hiçe sayarak karara imza atması siyaset kurumunca asla kabul edilmemelidir. Siyasal iktidarın yargıdaki bu refleksi mahkûm etmesi gerekmektedir.

Bu değerlendirmeler ışığında tutuklu bulunan milletvekillerinin tahliyesine karar verilmesi Türkiye toplumunun ciddi beklentisidir. Bu beklentiyi Ağrı Barosu olarak dilendirmeyi görev biliriz. Saygılarımla…

 

                                                                                                                                    

                                                                             AĞRI BARO BAŞKANI

                                                                                AV.ALİ ARTUK

 

19.11.2017 Pazar