AĞRI BAROSU CEZAEVİ VE İŞKENCEYİ ÖNLEME KOMİSYONU TARAFINDAN HAZIRLANAN, CEZAEVİNDE YAŞANAN HAK İHLALLERİNİ KONU EDİNEN RAPORU KAMUOYUNUN BİLGİSİNE SUNARIZ.
Tarih: 25.01.2023| Okunma Sayısı: 3431

 

PATNOS L TİPİ CEZA İNFAZ KURUMU

HAK İHLALLERİ RAPORU

31 ARALIK 2022

AMAÇ VE YÖNTEM

Raporun amacı; Hapishanelerde yaşanan Temel hak ve hürriyetlere ilişkin ihlallerin tespiti, yetki ve sorumluluğu olan merci ve kurumların bu ihlallerin sonlandırılmasına yönelik harekete geçmelerini sağlamak, ihlallere ilişkin etkili soruşturma yürütülmesine katkı sağlamak ve kamuoyunun dikkatine sunmaktır. Bu raporda avukatlar tarafından hapishanelerde gerçekleştirilen ziyaretler dışında mahpusların aileleri ile yapılan telefon görüşmelerinden ve mahpusların avukatlarına gönderdikleri mektup ve fakslardan edinilen bilgiler kullanılmıştır.

Bir ülkede hapishanelerin durumu o ülkenin uygarlık seviyesinin en önemli göstergesidir. Bu yönüyle bakıldığında genelde Türkiye’deki cezaevleri özelde ise Patnos L tipi Ceza İnfaz Kurumu hiç de temiz bir karneye sahip olunmadığı anlaşılıyor. 

CEZAEVİ ZİYARETLERİ, GÖRÜŞMELERDE AKTARILAN HAK İHLALLERİ

Avukatlar tarafından hapishanelerde gerçekleştirilen ziyaretler dışında mahpusların aileleri ile yapılan telefon görüşmelerinden ;

  1. Patnos L Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan M.Y kendisiyle yapılan şifahi görüşmede İçme suyunun içilebilir düzeyde olmadığını, içme suyu kullanımı için kantinden satın almak gerektiğini, kendisinin kolestorol ve şeker hastalığının bulunması sebebiyle rahatsızlığında revire götürüldüğünü sonrasında basit bir kontrol işleminden sonra hastaneye sevkinin sağlanacağının kendisine söylendiği aradan zaman geçince sevk durumunu görevlilere sorduğunu, görevliler kendisine sevkinin iptal edildiğini söylediklerini ifade etmiştir. Aynı sorunu diğer mahkûmlarında yaşadığı,
  2. Patnos L Tipi Kapalı Cezaevinde hükümlü kalan ve hali hazırda yakın zamanda infazını tamamlayan S.İ ile yapılan şifahi görüşmede; kendisinin uzun süre Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kaldığını, infazına yaklaşık bir hafta kala kendisinin keyfiyeten Oltu Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edildiğini, ailesinin Patnos İlçesinde olduğu için son hafta yapılan işlem sebebiyle infaz işlemlerinin zorlaştığını, ailesinin Oltu ilçesine ailesinin gelmek zorunda olduğunu, yapılan işlemin hükümlü olduğu örgüt üyeliğinden kaynaklandığını düşündüğü,
  3. Hiçbir şekilde bilgilerini paylaşmak istemeyen diğer tutuklu ve hükümlülerle yapılan şifahi görüşmede; Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda ''Sünger Oda'' Tabir edilen bir odanın olduğunu, bahse konu odada cezaevinde yaşanan en ufak bir sorunda mahkumların o odaya götürüldüğünü, sonrasında mahkumlara infaz koruma memurları tarafından fiziksel şiddet uygulandığını, ayrıca mahkumların suç türlerine göre infaz koruma memurlarının davranışlarının değiştiğini, kişiye özel koğuş sistemin oluşturulduğunu, kişilerin maddi durumları ve mesleklerine göre koğuşun konforunun değiştiği,
  4. Yemeklerin çok az verildiği ve kalitesinin düşük olduğu, ayrıca 3 çeşit olan akşam öğünün 2 çeşide düşürüldüğü,
  5. Kantin ürünlerinin fahiş nitelikte pahalı olduğu ve istenilen malzemelerin temin edilmediği,
  6. Sosyal aktivitelere izin verilmediği,aktivite olarak sadece ayda bir kez olmak üzere futbol etkinliğinin olduğu, haricinde herhangi bir faaliyetin olmadığı, aktivite ve sosyal etkinlik taleplerinin ise Adalet Bakanlığının izin vermediği gerekçesi gösterilerek reddedildiği,
  7. Cezaevi yönetimi ve cezaevi savcısının görüşme taleplerine cevap vermediklerini, Cumhuriyet Başsavcılıklarına, Adalet Bakanlığı ve diğer resmi kurumlara gönderilen dilekçelere geç cevap verildiği, bazen de hiç cevap verilmediğini,
  8. Görüntülü iletişim için mahpusların odalarında kamera sistemi kurulduğu ve ancak bazı adli mahpus odalarında bu iletişim hakkı kullanılmaya başlanmasına rağmen örgütlü suçlardan yargılanan mahpuslara odalarda bu hakkın halen verilmediği, örgütlü suçlardan yargılanan kişilere ayırımcı politika izlenerek bu hak verilmediği,
  9. Cezaevi dışından gönderilen iç çamaşırı, çorap ve kırtasiye malzemeleri gibi eşyaların kantinde satılmasından dolayı kendilerine verilmediği, kantinde satılan bu malzemelerin ise kalitesiz olduğu, Kargo ile gönderilen giysilerin haksız bir sayı sınırı olduğu, örneğin iki kazaktan fazla verilmediği,
  10. Cezaevi elektriklerinin işletme statüsünde olmasından dolayı faturaların çok fahiş geldiği, bu duruma yönelik adalet Bakanlığı’na gönderilen dilekçenin cezaevi yazısında düzenleme yapılacağı belirtilmişse de herhangi bir düzenlemenin yapılmadığı,
  11. Oda aramalarının çok sık ve vakitsiz yapıldığı keyfi, şiddet ve cebre varan oda aramalarının amacı dışına çıktığı, odaların darmadağınık hale getirildiği ve bütün eşyaların her tarafa saçıldığı, cezaevi tarafından verilen kitaplara ve defterlere el konulduğu, bu duruma tepki gösterildiğine keyfi disiplin cezalarının verildiği,
  12. İnfazının bitimine 1 yılın altına düşen mahpusların ilçe cezaevine gönderilmediği
  13. Yemeklerin kötü olduğu ve aynı zamanda miktarının çok az olması sebebiyle doyurucu olmadığı,
  14. Mahpusların oda değişim taleplerine olumlu veya olumsuz herhangi bir dönüş yapılmadığı, mahpusların idareye yazdıkları dilekçelerin kaybedildiği, işleme alınmadığı, resmi bilgilendirmelerin cezaevi yönetimi tarafından yapılmadığı, yapılan bilgilendirmelerin ise sözlü yapıldığını,
  15. Sosyal ve kültürel etkinliklerin yapılmadığı, tv kanallarının sayısının çok az olduğu ve kanalların idare tarafından belirlendiği, ve gazete, dergilerin  mahpuslara verilmediği, Yeni Yaşam ve Evrensel gibi muhalif gazetelerinin kendilerine verilmediği,
  16. Ortak etkinliklerin hala yapılmadığı, sadece futbol için  15  günde bir sahaya çıkmaya izin verildiği,
  17. Kargo ile gönderilen giysilere sınırlama getirildiği ve bu durumun mahpusları zorladığı,
  18. Koğuşlarda mahpuslar tarafından satın alınmış temel temizlik malzemeleri olan çekpas, leğen ve su kovalarının kış ayından beri  toplatıldığı defalarca istemelerine rağmen firar için kullanılabilir gerekçesiyle henüz geri verilmediği,
  19. Suyun pis kokulu ve kirli olduğu, mahpuslarda sağlık sorunlarına neden olduğu, bu nedenle mahpusların içme suyunu kantinden satın aldıkları, bu durumun maddi olarak mahpusları zorladığı, yine yıkanmak için sıcak suyun 20 kişilik koğuşlarda 2 günde 1 saatliğine verildiği ve bunun mahpusların ihtiyacını hiçbir şekilde karşılamadığı,

Hususları tarafımıza aktarılmıştır.

ÖNERİLER VE TESPİTLER

  • Mahpuslara yasaklanmamış, birçok yayınevi, bayii ve kitapçıda satılan, resmi abonelik yaptırılan gazete ve basılı yayınların verilmemesi, radyo ve tv imkanlarından faydalandırılmamaları ifade ve haber alma özgürlüğünün ihlalidir. Her ne kadar 14.04.2020 tarihinde 5275 sayılı Kanun mad.62/4 kapsamında değişiklik yapılmış olsa ve Basın İlân Kurumu aracılığıyla resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazeteler ceza infaz kurumuna kabul edilmez denilse de mevzuat düzenlemesinin de ifade özgürlüğünü ihlal etmesi kabul edilemez. Kaldı ki Evrensel ve Birgün gazetelerinin Basın İlan Kurumu’na resmi ilan ve yayınlama hakkı bulunmasına rağmen bunların da hapishanede verilmesinin geciktirilmesi ya da verilmemesi açıkça ifade özgürlüğünün ihlalidir. Yine kitap sınırlaması (kitap bulundurma sayısı) hak ihlaline sebep olmaktadır.
  • Kürtçe yazılan ya da Kürtçe gönderilen mektupların verilmemesi veya çeviri sebebiyle aylarca mahpuslara verilmemesi de haberleşme özgürlüğünün ihlalidir. Kaldı ki mektup konusunda sadece Kürtçe yazılan mektuplar için değil tüm mektupların mahpusların eline geç ulaşması söz konusudur. Haberleşme özgürlüğünün içinde zamanında bilgi ve habere erişim hakkı da dahildir. Hapishane idaresi mektupları zamanında teslim etmek ile yükümlüdür.
  • Mahpuslara Müdahaleye Dair Bileşmiş Milletler Asgari Standartlar Kuralları (Nelson Mandela Kuralları (Kural 24-27), Tıbbi Etik İlkeler (md. 1), Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında (2006)2 nolu Tavsiye Kararı (md. 40.3) gereği cezaevindeki tutuklu ve hükümlüler, yasal statülerine bakılmaksızın, aynı kalite ve standartta, ülke genelinde mevcut, kapatılmamış olan kişilere sağlanan tıbbi bakıma eşit erişim hakkına sahiptir. Anayasanın “sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56. maddesinin ilgili fıkraları “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir” der. Anayasa’da da sosyal bir devlet olduğu belirtilen Türkiye Cumhuriyeti’nin, bilhassa sağlık hizmetlerinde özgürlüğünden alıkonulan bireylere de aynı nitelikte hizmet sunumunu sağlama yükümlülüğü vardır. Dolayısıyla; Patnos L tipi Ceza İnfaz Kurumu’nın Hapishane reviri hem donanım hem de personel açısından oldukça yetersizdir. Bu konuda Sağlık Bakanlığı ve TTB ile ortak çözümler geliştirmelidir.
  • Birçok hapishanede olduğu gibi Patnos L tipi Ceza İnfaz Kurumunda da kapasitenin üzerinde tutuklu ve hükümlü bulunmasına rağmen en başta doktor açığı olmak üzere psikolog, sosyal hizmet uzmanı, öğretmen gibi yaşamsallıkta önemli bir yeri olan personel eksikliği bulunuyor. Patnos L tipi Ceza İnfaz Kurumu idaresi ile yapılan görüşmede idare mevcut sorunları bu kadro açığına bağlıyor. Yeni kadro istihdamları ile bu ihtiyacın giderilmesi gerekmektedir.
  • Cezaevinin önemli sorunlarından olan bir başka sorun ise beslenmeyle ilgili sıkıntılardır. Patnos L tipi Ceza İnfaz Kurumunda yemek çeşitlerinin zamanla azalması durumu itibariyle beslenmeden kaynaklanan sağlık sorunları yaşanmaktadır.
  • Tutuklu/ hükümlülerin özgürlüğünden alıkonulduğu süre boyunca hijyen koşullarına dikkat edilmeli, kişisel koruyucu malzemeler ile temizlik malzemelerinin kantinden ücreti karşılığında değil, ücretsiz erişimi sağlanmalıdır.
  • Ceza İnfaz Kurumunun; Baro temsilcisi, Ceza ve tutuk evleri izleme komisyonları, hak örgütleri ve Cumhuriyet Savcılığından oluşan bir heyetle ziyaret edilmesi cezaevinin doğrudan gözlenmesi gerekmektedir.
  • Kanunlarda değişiklik yapmakla sorunların çözülmediğini de belirtmek gerekir. Birçok hapishane personeli hala eski, klasik yönetim anlayışını sürdürüyor. Belli ki uluslararası standartlara uymakta zorlanan personel bulunmaktadır. İyileştirme programı kapsamında tutuklu ve hükümlülere yönelik sosyal-kültürel aktiviteler hazırlanırken, personelin de mesleki eğitimlerden geçmesi gerekmektedir.
  • Patnos L tipi Ceza İnfaz Kurumunda ‘Denetimli Serbestlik’ konusunda bilgi sahibi olmayan bir mahpus kitlesi var. Hapishane idarelerinin de bu konuda eksik bilgilere sahip oldukları anlaşılıyor. Yeni süreçte hapishanelerde bu konuda eğitimlerin verilmesinin önemli bir ihtiyaca cevap olacağı düşüncesindeyiz. Özellikle koruma kurulları hakkında bilgilendirmeler yapılmalı. Tahliye sonrası mahpusların dışarıdaki istihdamı için Koruma Kurullarıyla buluşturulması gerekmektedir. ’Denetimli Serbestlik’ konusunda kamuoyunu da bilgilendirmeye çok büyük bir ihtiyaç var. İleride sistem oturdukça ve daha çok hükümlü cezalarını denetim altında toplumun içerisinde yaşayarak geçirmeye başladıkça, toplumun bu kişilere olumsuz değil, destek olma amaçlı yaklaşım göstermeleri gerekmektedir. Eski hükümlülerin istihdamı için koruma kurullarına işlevlik kazandırılmalıdır. Eski Hükümlülerin toplumsal yaşama yeniden katılımı yönünde Koruma kurullarının hükümlüye psiko-sosyal destek sunması gerekir. Ancak koruma kurullarında bu ihtiyacı karşılayabilecek klinik merkezlerin olmaması önemli bir eksikliktir. Koruma kurullarına bağlı bu tür klinik merkezleri oluşturulmalıdır. Sivil Toplum kuruluşları, koruma kurullarına daha fazla dâhil edilmelidir. Zira bu kurulların işlevsel hale gelmesi STK’ların daha aktif katılımından geçmektedir.
  • İzleme Kurullarının adı var ama somut, elle tutulur bir faaliyeti yok. İzleme olmadığı için bir şeyler söylemekte de zorlanıyoruz. İzleme Kurullarına üye seçim usullerinin ve seçiminin yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir Ayrıca bu kurullar kesinlikle sivil olmak zorundadır. Kurul üyeleri STK temsilcilerinden oluşmalıdır.
  • Patnos L tipi Ceza İnfaz Kurumunda bulunan Kürt tutuklu ve hükümlülerin yakınlarıyla kendi anadillerinde mektuplaşmalarına izin verilmelidir. İnsanların anadilinde mektup göndermelerini engellemek bir insanlık ayıbıdır. Hapishane idareleri bu ayıba son vermelidir.
  • Patnos L tipi Ceza İnfaz Kurumu kütüphanesinde genel olarak mevcut kitapların güncellikten uzak olduğu anlaşılıyor. Eğitimin önemli bir parçası olan kütüphanelerin güncelleştirilerek işlevsel hale getirilmesi gerekiyor. Kitapların yanı sıra süreli yayınların da kütüphanelere temin edilmesinin farklı ilgi alanları olan bireylerin kendilerini geliştirmesine katkı sunacağı bilinmelidir.

 

AĞRI BAROSU CEZAEVİ VE İŞKENCE KOMİSYONU

 

 

 

 

 

 

16.01.2023 TARİHİNDE GERÇEKLEŞEN

CEZAEVİ ZİYARETİ RAPORU

Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan mahkûm A.İ.'nin kardeşi tarafından baromuza verilen 16.01.2023 tarihli dilekçede kardeşine karşı gerçekleşen hak ihlallerinin olduğu iddiası üzerine yine aynı tarihte baromuzca yazılan görev yazısına binaen hak ihlaline uğrayan A.İ. ile görüşülmüştür. Yapılan görüşmede kendisi tarafımızaa hitaben;

  1. Kronik akdeniz adında hastalığının bulunduğunu ve işbu hastalık sebebiyle iğne kullanmak zorunda olduğunu fakat iğnelerinin vurulması için yaklaşık 6 ay beklediğini,
  2. Kronik rahatsızlığı ya da diğer hastalıkları için hastaneye sevk talebinde bulunmasına rağmen 3-4 aydan önce sevk alınma ihtimalinin bulunmadığı,
  3. Sevk tarihleri geldiğinde ise görevli askerler tarafından ağız kontrolü yapıldığını, yapılan kontrollerin amacının dışına çıktığını ve ağız kontrol usulünün askerler tarafından güvenlik önleminden ziyade işkence aracı olarak kullanıldığı,
  4. Cezaevi yetkililerinden sanatsal, sosyal etkinlikler talep ettiklerini fakat taleplerin keyfi yerine getirilmediğini;
    • Resim kursu taleplerine karşı herhangi bir işlem yapılmadığı
    • Kitap sayısının 6 adetle sınırlandırıldığı bu kapsamda dil öğrenmek için istedikleri kitaplarında 6 adet sınırı içinde sayılması
    • Bandrollü kitapların dahi yasak kapsamında keyfi olarak alınması
  5. Savcılığa gönderdiğimiz dilekçelere karşı tarafımıza hiçbir dönüş yapılmaması, (İşbu aksaklığın cezaevi yetkililerinden ya da savcılıktan kaynaklandığı konusunda bilgi sahibi olma imkanlarının olmaması ayrıca vermiş olduğumuz dilekçelerin teslimi konusunda kuşku duydukları)
  6. Elektrik ücretlerinin fahiş miktarda gelmesi sorununun olduğunu,
  7. Son olarak kendi koğuşlarının örgüt suçlarının kaldığı E2 olduğunu, cezaevi yönetiminin yakın zamanda yan koğuşu boşalttığını ve hemen yan koğuşta bulanan E1 e adli suçlardaki kişileri alarak kendilerinin yaşam hakkını ve ruhsal sağlıklarını kasten tehlikeye koydukları,

 Tarafımıza bildirmiştir. 20.01.2023

 

             AĞRI BAROSU CEZAEVİ VE İŞKENCEYİ ÖNLEME KOMİSYONU

 

 

24.04.2024
AV. SERDAR GÜNAKIN
BARO BAŞKANI

BARO LEVHASI


© Web sitesi hizmeti Türkiye Barolar Birliği tarafından verilmektedir.